30 Ocak 2012 Pazartesi

Kırmızı Başlıklı Kız Masalındaki Tilkinin Karizmasını Yerle Bir Ettim !

Bildiğin korku filmi. Beş yaşındaki bir çocuğun zihninde ne korkular, ne kabuslar yaratır. Babaları yoktu, yoksa masal anlatmak onun görevidir. Zaten Mete benim masallarımı tutmaz pek. Babası her gece spontane masallar anlatır. Mete de bayılır babasının anlattıklarına. Ben şimdi ne anlatsam diye düşünürken ve Mete'ye ya beğendiremezsem endişesi ile sıkıntılı ifademle cümleye giriverdim : ''Bir varmış, bir yokmuş....'' Mete hemen atıldı. Prenses masalı anlatma. Prens olabilirmiş, yani ille de erkek. İyi dedim. En sonunda aklıma çok bildik bir masal geldi : Kırmızı Başlıklı Kız ! Ama erkek versiyonu. Kahraman içimizden biri: Ahmet !


Ahmet'in ormanda yaşayan büyükannesi (ne babaanneyi kayıralım ne anneanneyi) hastalanmış. Ahmet de ona kurabiye götürüyor. Yine sepet olayı. Önüne çıkmış kurt. Gözünü kurabiyelere dikmiş. Kestirme yoldan gidip, büyükannenin ellerini bağlamış, ağzını kapatmış dolaba saklamış. Kıyafetlerini giyip Ahmet'i beklemiş. Ahmet klasik soruları sormuş. En son ellerin neden büyük deyince, kurt, kurabiyelerini daha iyi yiyebilmek için, dediği anda büyükanne nasılsa ellerini kurtarıp uzun saplı süpürgesini kaptığı gibi dolaptan fırlamış, (işte Mete'nin çok güldüğü yer geldi) Ahmet'in poposuna poposuna vurmuş: Seni gidi terbiyesiz kurt, sen nasıl benim kurabiyelerimi yersin diye bağıra bağıra onu evden dışarı atmış. Masal da burda bitmiş.

Şimdi Yağ Sen !

Bekledim. Bütün haftasonu bekledim. Tülü perdeyi açmışım sonuna kadar. Ufacık taneler arada atıştırıyor, kar yağıyor diye koşturuyorum cama. Kar iyidir güzeldir hoştur da ben öyle delisi değilim. Benim gibi bir balığa uymayacak şekilde realist bakarım kara. Güzelliğinde ziyade sıkıntılarını düşünürüm. İş yerinde daha da çok dertleniyorum kar yağdıkça. (Ben bu ara ne kadar devrik takılıyorum yahu!) Çocuklar nasıl okula gidecek, ben akşam eve nasıl gideceğim. Evde olmalı kar yağdığında. Petek yanıyor, koltuğumu çekmişim camın önüne. Nescafe stoklarımı kontrol etmişim, mevcut ! Hazırım, bu kez sıkıntıya girmeksizn sırf tadını çıkartacağım karın. Yağmadı meret ! Bizim sokağın kardan temzilenmiş halini izledim durdum. Pis görünümlü kar köşeye yığılmış. Öylece duruyor. Bekledim, bekledim... Bu sabah başladı. Pazartesi sabahı. Dalga geçer gibi. Mete hasta, dedesinde. Yunus okula giden 4 öğrenciden biri. Okuldan aradılar öğle tatilinden sonra kapatıyoruz diye. Bu havada sokaklarda bir okula, bir doktara, bir eve...

Not:
1- Beyoğlu'na gitmek istiyorum. İnci'de profiterol yemek istiyorum.
2- Kitapçıya gidip, kendime bir kitap seçmek istiyorum.
3- Evde oturup dikiş dikmek istiyorum.
4- Evde oturup puzzle yapmak istiyorum.
5- Evde oturmak istiyorum.