Mehmet Usta şasesi kırık bir arabayı tamir etmeye çalışıyor. Ateşle yakıyor, fırça ile temizliyor. Koca araba liftle yükseltilmiş, altında bir sürü adam. Oturduğum yerden görüyorum onları. Önem camekan. Mehmet Usta'nın çizgi film karakteri gibi bir yürüyüşü var. Masa tenisini güzel oynar.
Başımın ağrısı dün uyuyunca geçti. Bugün her an başlayacakmış gibi.Kımıldatmaya korkuyorum.
Sağ bileğim,... İnsanın kronik agrısı da arkadaşı olabilir mi? Çok tanıdık, çok alışılmış.Bir süredir yoktu, dün yine geldi. Masa tenisinde smaç atmak ne haddine dedi. Bu arkadaş, çok sevdiklerimden değil. Bugün o da netameli. Üzersen üzerim, diyor.
Dişçinin, dişi oyarken çıkardığı seslerin daha güçlüsü çıkıyor Mehmet Usta'nın elindeki aletten. Fotoğraf makinemi unuttum bugün. Yazık oldu.Işık var, ateş var, Mehmet Usta'nın garip iş gözlüğü var. Değişik kareler çıkarabilirdim belki. Ama bu ses başıma iyi gelmiyor.
netameli
sf. (neta:meli) 1. Gizli bir tehlikesi olduğu sanılan, tekin olmayan: “Artık yürüyelim, bir an önce çıkalım bu netameli yerden.” -O. C. Kaygılı. 2. Başına sık sık kaza gelen: “Söyle, hiçbir günü öbürüne uymayan bu belalı, bu netameli adam senden af dilemeye muhtaç mı?” -N. F. Kısakürek.
Güncel Türkçe Sözlük

0 yorum:
Yorum Gönder