10 Ekim 2010 Pazar

Sen Benim Istanbul'um Degilsin

Degilsin. Ben de eski ben degilim. Oyle bir yoldayiz ki, donmek mumkun degil. Baslangic noktasi cok geride kaldi. Hem artik oraya hicbir vasita gitmiyor. Onumuze bakiyoruz: Hava puslu. Yalniz ve guclu olmak zor. Kalabaliklar icinde olmak zor. Butun sesleri duyup etkilenmemek zor. Duzensizlik cok zor. Uzaktakinin yerine dusunmek, onu beklemek de hic kolay degil, sanki saydikca agirlasiyor gunler...
Yine yazacak ve sikayet edecek cok seyim var. Oldum olasi mizmizdim zaten. Ama yazmayacagim. istanbul agir bir yemek gibi. Sanki lokmalar bir turlu cignenmiyor. Yutamadim ki sindireyim. O yuzden yazmayacagim. Sonra anlatacagim. Hem gorevim var daha yerine getirilecek...

12 yorum:

mina dedi ki...

insan mutluluğu öncelikle kendinde aramalı,
mekanlar da,şehirler de değil.içte birşeyler eksikse zaman da ,mekan da boş.

Sezer dedi ki...

Selam Fulyacım!
Hep söylüyoruz, çocukluğumuzun şehri değil, diye..ama her yer öyle! Zamanla değişmiyor mu her şey?
Yine çok güzel fotoğraf çekiyorsun; geçenlerde yayınladığın fotoğraf da çok iyiydi..İstanbul'u yansıtıyordu, bu da öyle! Ve çiçekler: Canlı ve solgun (ikisi bir karede)!
Sağlığınız yerinde mi..iyi olmanızı umuyorum.
Kendinize iyi bakın!

Eya dedi ki...

Fulyacigim...gönlünü ferah tut, iste hep bu ruh haline girmek endise ile bazen düsünüyorum, 10 yil sonra Istanbula dönsem yine ayni mi olur yasamak...??? yoksa bu soguk memleketin düzenine coktan kaptirdikmi kendimizi....Sen yaz, biz okuyalim, birlikte alisalim Istanbula, sevgilerimle

zehra

Ozlem dedi ki...

Sağ tarafa "amerika'ya dair özlediklerim" kısmı açılmış..Hayırdır? :)Daha erken değil mi?

Adsız dedi ki...

Ah Fulya'cım ahhh. Öyle bir düzenden sonra ,buralar ........

Ayla dedi ki...

Allah kolaylıklar versin ahretliğim, şimdi bütün sorumluluk senin üzerinde, tez zamanda geçer inşallah sayılı günler

Ebruli dedi ki...

ABD dan sonra İstanbul'a, Türkiye' ye alışman çok zor. Aslında İstanbul için de "Küçük Newyork" derler ama:))

H. Mungan dedi ki...

Bugünlerde gecer elbet... Hic bir dert sonsuza dek sürmez. Birgün dinecek firtinanin ardindan gelecek bahari beklerken herseyi paylasin bizimle. Sizi dinliyoruz, derdinizle dertleniyoruz... Yanliz degilsiniz...

ADA dedi ki...

Tatlım,sen kalabalığı şimdilik uzaktan görüp izliyorsun.12 milyon küsurluk şehrin en güzel yerlerinden birindesin,tam da içinde hissedeceğin zaman gelecek, az biraz sabret.O ÖZLEDİĞİN GÜLÜMSEYEN İNSANLAR SADECE RESİMDİ SEN DE BİLİYORSUN.SADECE GÜLÜMSEME, ANLIK NEZAKET...GERİSİ YOKTU.Burada sana gülümseyecek insanlar var,konuşup anlaşabileceğin.Anlık,bir fotograf karesi gibi değil,daimi olacak insanlar.Nişanı hatırla,hepi topu 2-3 saat içinde orada bir sürü insanla haşır neşir oldun.Beklediğin geldikten sonra daha iyimser olacaksın.İstanbul'a haksızlık etme.Ben Amerikadan döndükten sonra aynı günün akşamı balkon da semtimin seslerini dinlerken ağzım kulaklarımda gülümsüyor,şükrediyordum.Ses var diye,hepsini hoş karşılamasam bile söylenen bir sürü söz var diye...Türkçe müzik gibi geldi,insanlar,en somurtkanları bile yakın geldi:)İstanbul istersen kalabalık içinde yalnız kalabileceğin bir şehirdir.İster kalabalığa karışırsın,ister kenarında dikilir seyredersin,ister kalabalığın fazlalığına denk bir yalnızlığa çekilirsin.Sen bilirsin.Bu şehirde seçenek çok.İlknur'a katılıyorum,anlattığın benim İstanbul'um değil.Türkiye'nin farklı şehrinden -kısa süreli- gelenler de senin gibi bunalıveriyor.Ama sen burada büyüdün,aynı tadı alacaksın,eminim

Yunkabu dedi ki...

Mina,
Dogru soze ne denir..

Sezer,
Sagligimiz biraz bozuk ama bu ara herkes hasta degil mi zaten. Soguk Alginligi, oksuruk arasinda gidip geliyoruz iste. Fotograflari begenmene sevindim. Istanbulu yansittigini soyledigin fotografta Mete ile ben de variz. aslinda Yunus da var ama o onden gidiyor, her zamanki gibi aceleci.
Ya sen nasilsin? nasil gidiyor hayat?


Zehra,
Amerika'ya alismak kolay gelmisti. Yeni bir hayat, sevgili, es, evlilik. Buraya alismak zor geldi. Yani alisma devresine hangi duygularla girdigimiz onemli imis. Hazir olmak lazimmis mesela. Cok istemek lazimmis. Lazim olanlarin listesi o kadar kabarik ki. belki de sadece tek gidislik bileti alip ucaga binmek lazim, hic ama hic dusunmeden..

Ozlem,
Gitme karari verdigin anda ozlemeye basliyorsun.. Her tokezlemede ozlediklerinin sayisi artiyor ustelik..

Yunkabu dedi ki...

H. Mungan,
Dinlendigini bilmek cok guzel. Bunun boyle bir sayfadan gelisi cok guzel. Bunu duymak cok guzel.

Sezer dedi ki...

Grip aşısı bugünlerde faydalı olabiliyor, tüm kış etkili tabii. Bana iyi gelen bir başkasına gelmeyebilir, bunu da eklemeden geçemeyeceğim. Bir bilene sormak lazım!
O fotoda ilk bakışta sizi göremedim. İstanbul'un kalabalıklığı. İstanbul'da yaşamak zor, yorucu ama eşin gelince yükün hafifler. Daha güzel gözükür sana dünya. Yaş ilerledikçe daha da yorsa da..İstanbul... Belki ilerde daha küçük bir yere yerleşmek çözüm olabilir. Yalnız arada bir gidip görmek üzere ayrılabilir insan İstanbul'dan, şartlar elverdiğince kuşkusuz... Herşey gönlünce olsun!
Mete'nin de okul yaşantısında başarılar dilerim.
Sağlıcakla kalın!