11 Temmuz 2012 Çarşamba

Yunkabu'm ;

Bir ruya gordum. Guya blogger iki arkadasim varmis. Ben ikisini de taniyormusum ama onlar birbirlerini tanimiyorlarmis. Ikisi de ayni anda geliyor tanismak icin. Ev iki katli ve nedense cok kalabalik. Birinci katta biri , digerinde oteki bekliyor. Ben ikisini de kirmamak icin deli gibi kosturuyorum. Sonra birini nerdeyse aksam hatirliyorum, gidip tonlarca ozur diliyorum. Ikisi de cok sevimli, cok seker, cok candan. Birini kiracagim diye aklim cikiyor.

Kirmizi tez haber, beyaz feraha cikma vs. muhabbetini sevsem de inanmam ben pek. Orhan'dan beri inanmam. Bilincaltimizin bizimle konusmasidir ruyalar. Isteklerimiz, isteyemediklerimiz, kactiklarimiz, vicdanimiz, korkularimiz, hayallerimiz... Biz ruhumuzu uyurken tedavi etmeye calisiriz aslinda. Derdini anlatir, anlayana... ben Orhan'dan beri anlamaya calisiyorum ruyalarimi.

Mesela birkac arkadasim var ruyama giren bugunlerde, cunku sucluluk duyuyorum... Bu ara havaalani ruyasi gormuyorum, cunku buyuk bir sikintim yok Allaha sukur. Bu ruyaya gelince... cok dusunmem , soru sormam gerekmedi cozmek icin. Bu iki blogger arkadas benim bloglarim aslinda. Biri Yunkabu, biri de cocuklarimi anlattigim blogum. Ikisi arasinda kaldigim da dogru. Ikisini de yurutmeye, guncel tutmaya "gucendirmemeye'' calisiyorum. Ruyamda iki arkadasimi birbiriyle tanistirmayi hic dusunmemisim. hep ayri ayri mekanlarda onlarla olmaya calisiyorum. Iki blogumu da birbirine karistirmayi hic dusunmedim. Cocuklarin blogu fazla ozel geliyor herkese acmak icin. Yunkabu'da neyi ne kadar anlatacagim sikintisini cekmeye basladim bir suredir. Ozellikle son zamanlarda ozet yazar oldum her seyi. 5 yilini doldurmus bir blog. Ustelik onceden anlatiyordum herseyi daha ayrintili. Simdi neden anlatamiyorum. Cok dusundum: Tarif yayinliyordum basta. Kendimden de bahsediyordum yanisira ama oncelik tariflerdeydi. Sonra tarifleri birakinca basladi sanirim bu yeni durum. Ya da bir okuyucu yorumundan sonra dagildim. ....sen ve sikintilarin , diyordu bir cumlesinde. Kotu niyetli degildi. Zaten olay da bu ya, o kadar dogal, icten , kasitsiz yazmisti ki. Onda boyle bir duygu uyandirmistim. Sikintilarim ve ben... Zor insansin, huysuzsun, asla mutlu olmayacaksin.... Bu cumleleri bana en yakinlarim soyler. Ben demoralize olmaya hazir, gozyaslari siperde bekleyen, bugun basima acaba kotu ne gelecek diye bekleyen karamsar biriyim. Mutlu da olurum tabii, oooo hem ne kahkahalar atarim. Ama ucucuyum, yapraklari en minik ruzgarda dagilan bir cicek gibi. Sikintilarim buyuk degilse de (bunun olcusu nedir ki) ben buyuk yasarim. Canim da tatlidir. Ama en cok serzenisi severim. Oyle kosemde aci cekemem, ben acimi anlatirim. Hem de uzun uzadiya, ballandira ballandira anlatirim :)
Iste anlatmaya bayilan birinin, vay demek boyle anlasiliyorum okununca, o zaman anlatmayayim, demesi.... Az anlatayim diye birsey yok ki, ya da anlatayim da sikintimi anlatmayayim. A bu arada bu benim hayatim, bu benim blogum, acilarin kadini olurum kime ne falan filan da dedim tabii. Ama bu, az anlatayim duygusu (karar diyemem cunku oyle bir karar almadim) blogdan soguttu beni. Bir ara ciddi ciddi kapatayim dedim. Sonra emegime acidim. Sacma buldum. Devam ettim. Ama simdi bakiyorum da birsey yazmak konu olunca sadece cocuklarin sayfasina yaziyorum. Bu yolculuk ve Amerika'ya yeniden yerlesme ile ilgili o kadar cok sey yazdim ki diger bloga. Buraya yazdigim iki paragrafi ise yazip sildim, yazip sildim, sonunda bikip yayinlayayim kurtulayim dedim. (Yazdigim da birsey olsa).

Ruyamda tum gun bulusmayi unuttugum, aksama hatirlayip ezip buzulerek ozur diledigim, Yunkabu.

Yunkabu, anlatayim tekrar sana. Bak aylarca dusunup geri geldik. Ama burasi biraktigim gibi... Bir tek fark, ilkindeki gibi umutsuz degilim. Bu kez farkli olacak, sadece zaman gecmeli biraz. Gerci diger yanda ben ayniyim. Degismem... Aynaya bakip kendime hayret ediyorum. Coluk cocuk yarin Italya'ya giden bir ucakta bulsak kendimizi ben hic sasirmam. Hatta cok gulerim. Biraz fazla gulerim. Ucaktakiler deli oldugumu dusunur. Zarar yok ben zaten oyle dusunuyor olurum.

Anacim yazdim mi da boyle seyler cikiyor iste !!!

10 yorum:

Bir Terazi Kizi... dedi ki...

Insani ne kadar etkiliyor degilmi,sadece bir yorumdan yazilan ik sa tirdan siz neler neler yapmissiniz,yada yapamamissiniz,bende acimi anlatirim illaki paylasirim,huysuz degilim karamsar hic degilim ama acayip paylasirim,bence en güzeli bu,rahatlamak,kendinizi üzmeyin artik,tek elle ysadihimdan devam edemicem,oglum suan kucagimda! size kolayliklar dilerim,alisma süreciniz keyifli gecsin insallah,kalin oralrda mutlu mutlu.

Deli Anne dedi ki...

keşke yazsan hep.. içinde alıp başucuma koyacağım, ve durup duruop seveceğim öyle çok cümle var ki.. keşke yazsan.. ve hoşgittiniz:)

Adsız dedi ki...

Fulya bence eskisi gibi yazmaya devam et,blgun o hali gayet hostu.
Bu arada sen biraz duzen kurduguna gore yakinda senden yeni bir tarif bekliyorum.

Eskisi gibi:)))

Leyla

Yunkabu dedi ki...

Bir Terazi Kizi,
Fazla ciddiye aliyorum, abartiyorum ben de biraz :(

Yunkabu dedi ki...

Deli Anne,
Ne desem bilmiyorum ki, sagolasin sozlerin icin.

sen de hosgitmissin :)

Yunkabu dedi ki...

Leyla,
Biliyor musun onumuzdeki hafta misafirlerim olacak diye tarif defterimi actim bugun, dedim ki icimden yahu ben bu kadar seyi nasil yapmisim, pandispanyalar pisirmisim hic usenmeden. Simdi o kadar uzak geliyor ki, malzemesini toparlamak bile buyuk ismis gibi geliyor. Tekrar o havaya girmem cok zor gibi geliyor. En azindan simdilik. O heyecanimi yitirdim coktan :( Bu yeni evdeki firini da daha denemedim. Bakalim nasil pisiriyor?

Adsız dedi ki...

Oyleyse yeni firinin serefine eskilerden kolay bir tarifle baslarsin belki kim bilir.

Sen senelere once bi muhallebi tarifi vermistin,pistikten sonra uzerine kus uzumu de serpiliyordu.adini unuttum.

Oglumda kucuktu ve ben istedigim gibi bir muhallebi tarifi bulamamistim.
O gun senin verdigin o tarifi dednedim.kus uzumu kismi haric.
O gun bu gundur ben hala o muhallebiyi pisiriyorum.kakaolu,sade bir kasik fazla un ile daha kati yada daha az un daha sivi.
:)))
sevgiler
Leyla

Yunkabu dedi ki...

Leyla'cigim,

istanbul muhallebisi diye hatirliyorum onu. ..yani ise yariyor tarifler diyorsun . mesaji aldim ben :))

Adsız dedi ki...

Anladin sen onu:)))
Leyla

ADA dedi ki...

FU ,evet sen mızmızsın ama kendini öyle güzel ifade ediyorsun ki daimi karamsarlık bulutlarından ,en ufak düşüşlerden -görünmemeli- kaçınan ben senin yazılarını okuyabiliyorum.Bilmem,anlatabilmiyor muyum!