Kutuphane karti edindik cocuklarla ben. Simdi duzenli olarak gidiyoruz , cocuk kitaplarinin oldugu bolumde oyuncaklar da var. Yapbozlar, bilgisayarlarda oyunlar ve tabii ki kitaplar. Her gidisimizde iki saate yakin kaliyoruz kutuphanede. Kitaplar seciyorlar, oyun oynuyorlar bilgisayarda, velhasil seviyoruz kutuphaneyi. Ben de kitap odunc almak uzere hemen biyografilerin oldugu rafa gittim. Ingrid Bergman ilisti gozume. Zevkle okudum :
29 Agustos 1915'te dogmus Ingrid Bergman. Babasi Isvec'li. annesi alman. Igrid 3 yasindayken annesini kaybetmis. Babasi Justus'un, fotograf studyosu varmis. Ingrid'e poz verdirir fotograflarini cekermis. Hatta kisa bir videosunu bile cekmis. Babasi cok iyi bakmis Ingrid'e. Cok iyi bir babaymis, kizini hep cesaretlendirmis, ona guc verirmis babasi.
Ancak Ingrid 12 yasindayken babasini kaybetmis. Sonra yaninda kaldigi bekar halasini da kaybetmis. Halasi rahatsizlandiginda evde yalnizmis ikisi. Amcasini cagirmis, ama evin penceresini acmayi unutmus, eve gelip asagidan seslendiklerinde duymamis. Hayatinin sonuna kadar da kendini suclamis, pencereyi hemen acsaydim, seslendiklerini duyup anahtari onlara atsaydim, belki kurtarabilirlerdi halasini...
Royal Dramatic Theater okuluna gitmis. Ilk kez figuran olarak oynamis bir filmde. Daha okuldayken dogalligi ile dikkatleri cekmis. Ilk filmini 1935'te Isvec'te cekmis. Ikinci filmi Intermezzo hayatinda bir donum noktasi olmus. Bu film sayesinde Amerikali produktor Selznick'in dikkatini cekmis ve Intermezzo'nun amerikan versiyonu icin teklif almis. 1939 da Hollywood'da calismaya baslamis. Ilk erkek arkadasi Petter Lindstrom (isvecli doctor) ile evlendi ve Pia adinda bir kizi oldu.
1943 de Casablanca'da rol aldi. Kimse filmin bu kadar basarili olacagini tahmin etmemis... 1944'te Gaslight filmi ile Oscar kazanmis.
Alfred Hitchcock ile yaptigi filmler cok basarili olmus. Ozellikle Notorious'u izlemeyi cok istiyorum... Hitchcock ile cok iyi arkadas olmuslar. Cary Grant ile de.
Roberto Rosselini'nin cektigi birkac filmi seyredince onunla film yapmak istegiyle mektup yazmis Rosselini'ye. Gorustuklerinde ise birbirlerine asik olmuslar. Ingrid evil oldugu halde Roberto'dan hamile kalmis ve bir oglu olmus. O donemde buyuk bir skandal cikmis tabii ki. Hayranlarinin mektup bombardimanina tutulmus ama bu kez en asagilayici ithamlarla dolu mektuplarina. Amerikali hayranlari kotu kadin ilan etmisler Ingrid'i.
Rosselini ile evil oldugu muddetce sadece onun filmlerinde oynamis. Cunku kocasi baska yonetmenlerle calismasina izin vermemis.
Oglundan sonra ikiz kizlari olmus.
Isine asik bir kadinmis. Sete zamanindan once gidermis. Setteki tum calisanlari tanir adlarini bilirmis, insanlara karsi saygiliymis. Oyunculugunda dogal oldugu kadar, ozel yasaminda da dogal duzgun bir insanmis. Ve dogal bir guzellik. Makyaj yapmayi sevmezmis. Simdiki guzeller filmlerde boyaninca guzel olurken, eski filmlerde gordugumuz kadinlar gercek hallerinde oynamislar filmlerde. Goren herkes gozunu ondan alamazmis. Zaman kaybindan hoslanmazmis. Set aralarinda orgu orermis, cantasinda mutlaka kitap bulundururmus. Hayat, insanlari memnun etmeye ugrasmak icin cok kisa dermis.
Hitchcock (yakin arkadasi), o adam hayatini mahvetti, demis Rosellini icin. (Hollywood'dan ayrilip Italya'ya gidip onun filmlerinde oynadigi icin) Ingrid de demis ki ben onun hayatini mahvettim,
cunku onun filmleri icin uygun bir yuz degildim...
Iyi bir oyuncu, dogal bir yetenek, duzgun bir karakter, iyi bir anne. Hayati seven bosa harcamaktan hoslanmayan bir kadin Ingrid Bergman.
Biyografilere devam edecegim. Ingrid Bergman'in birlikte filmler cevirdigi, cok iyi arkadas oldugu Cary Grant'i sectim bu kez....








1 yorum:
Cok guzel ozetlemissin Ingrid bergman'in hayatini. Tesekkurler :)
Yorum Gönder