Pinterest'te bu fotografi görünce bir kahve eksik bu karede dedim... Su masada oturuyor olsam, o acik kitaplari biraz inceleyip etamin ipliklerimi, kasnaklarimi sersem masaya. Birkac kitap, mektup kagitlarim, kalemler... Dumani tüten kahvem.. Bir de yagmur baslasa... O gün beni kimse aramasa... Kimse sormasa, kimse aramami beklemese... O gün, günlerden bilmedigimiz duymadigim bir gün olsa... Yagmur, bazen yavas bazen hizli ama durmaksizin bütün gün yagsa... Bir siir düsse aklima...
| Düzenli Dünya Bayılırım şu düzenli dünyaya Kışı yazı Baharı güzü Gecesi gündüzü sırayla. Ağaçların kökü içerde Bütün ağaçların kökü içerde Dalların başı yukarda İnsanların aklı başında Bütün insanların aklı başında Beş parmak yerli yerinde Baş işaret orta yüzük serçe. Diyelim kalksa da serçe Orta parmağa doğru yürüse Ne haddine! Yahut akasyanın biri Başını toprağa daldırdığı gibi Bir gezintiye çıksa Merhaba kestane, merhaba çam Selamün aleyküm, aleyküm selam Kimsin nesin nerelisin derken Laf açılır mı bizim akasyanın kökünden Bir uğultudur başlar rüzgarda Kökü dışarda, kökü dışarda... Yahut ne olur koca bir dağ Baş aşağı gelsin... Aman Allah göstermesin. Bayılırım şu düzenli dünyaya Altta ölüler Üstte diriler Gel keyfim gel! Melih Cevdet Anday | |

1 yorum:
masa ve yağmur hakkında kim başka şey düşünebilir ki?
hele şiir hakkında
teşekkürler
Yorum Gönder